20 Mayıs 2012 Pazar 13:33 Haber Arşivi | Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Sitene Ekle | Künye
   
Anasayfa
Güncel
Politika
Eğitim
Ekonomi
KırşehirSpor
Kültür
Sağlık
Yaşam
Boztepe
Mucur
Akçakent
Kaman
Çiçekdağı
Akpınar
Karakter Boyutu   
A A A A

Mustafa Bağ, Saylam yönetimini yazdı

07 Şubat 2012 Salı 16:15

Araştırmacı-Gazeteci Mustafa Bağ...
Mustafa Bağ, Saylam yönetimini yazdı
 
 
İşte Mustafa Bağ'ın yazısı:

Artık pes ki ne pes!
 
Bir kentin KAHRAMANI ya da KAHRAMANLARI vardır. Bilirsiniz. Saygı duyarsınız. Birde TALANCILARI HIRSIZLARI vardır. Bunları da bilirsiniz. Aklınıza geldikçe küfredersiniz. Diğer yanda etliye sütlüye karışmayan, bir de saman altından SU YÜRÜTENLER vardır. Herkese. Herkesime boncuk dağıtırlar. Kente en büyük kötülük bu BONCUKLULARDAN gelir. Her kentin bunların varlığında Yol Hikâyeleri vardır. Kenti yüceltir. Ya da küçültür. Hamdullahlar. Ve Şükür duası okuyanlar. Sessiz sedasız duran milletin iki adet vekili. Lütfen bu yazıyı ciddiye alın ve okuyun. Hatta gereğini yapın. Bu sizin göreviniz. Benim en tepeden en aşağıya atanmışlara güvenim yok. Onlara inanmıyorum.
Bu kentte ekmekler 50 gram azaldı. Fiyat ucuzlamadı. Kalite gelmedi. Elli gram aşağıya çekilen ekmeğin parası kimin cebine girdi? Kötü ekmek üreten fırıncıların cebine. Bunlarda Allah korkusu var mı? Yok. Olsa düzgün ekmek üretirler. Bu yoksul milletin ekme-ğinden çalmazlar. Geçen sordum. Vali Bey ve Belediye Başkanı’nın sofrasına konan ekmekler hangi fırından?

Bu çalınan hakları daha yazacağım. Bu burada bitmeyecek. Bu hırsızlığın perde arkası da var. Denetim görevini yapmayan vura vura şamar oğlanına dönmüş bir Tarım İl Müdürlüğü Gıda Denetim Şubesi var. Adamlar otura otura denetliyorlar. Bunlar yatan HAMDULLAHLAR. Akbayır ve Sevdiğin bölgesi arsa talanının başrol oyuncuları da bu birimin içindeler. Cahil bildiği köylüye ahkâm kesen, 'Bildiğine şikâyet et' haltı yiyen ukala tayfası ve emir kulları. Milli Emlak Şubesi. Ne kadar milli? Bu milletin haklarını ne kadarını savunabilecek kapasitede?
Sağlık İl Müdürlüğü’nün HAMDULLAHLARI. Ya bunlar! Adamdan fidan almışlar. (Kardelen Fidancılık) Parasını ödememişler. Ödemeleri gereken para ederi 1000 TL. Adama üç kez fatura kestirmişler. Bu adam bin TL için bir yıldır bu adamların peşinde koşuyor.  Her seferinde % 18 KDV bu adamın sırtına. Bunlar Hamdullah değil. Hamutçu. Fidanları Sağlık İl Müdürlüğü’nün bahçesine dik. Para nerede? YUT.  Bu adamda bu milletin sırtından döner sermayeden ne kadar pay sahibi?

Başka HAMDULLAH. AEÜ’de tarım ilaçlarına borcu olan iki adet öğretim görevlisi. Aldıkları malzeme üniversite için. Ödemeleri gereken para 800 lira. Malı al. Ardından satıcı parayı isteyince ‘Kazandıklarına SAY...’ diyorlar. “Adamlığı küçük para öldürür.” Bu laf bana baba nasihatidir. Üç kuruş Hamdullahları. Daha bu Hamdullahları size detaylandıracağım. Bu kentin kanını kene gibi emenler. Deri altına yerleşen bitler ve sülükler. Ziyafet sofrasında kuzu çeviren Hamdullahlar. Allah'ın verdiği nimetlere ellerini havaya açıp 750 dönüm kelepir tarlanın ve teşviklerin duacıları hamdolsuncular.

Bazen çok güzel şeyler kulağınıza yansır sevinirsiniz. Bazen öyle şeyler duyarsınız ki, içiniz burkulur. Çağdaş gazetesinin manşet haberi  “Nüfusumuz 861 kişi azaldı.” Neden? İnsanlar doğup büyüdüğü bu toprakları neden terk ediyorlar? Bu terk aklınıza neler getiriyor bilmiyorum. Gurbete gidersiniz aklınıza hemşehri bulmak gelir. Ararsınız. O size can suyu gibidir. Arkanız güçlüdür. Güvenirsiniz. Hatta referansınızdır. Hemşehrim diyerek size referans olur. Hastalanırsınız daha iyi tedavi için büyük kentlerin yolunu tutarsınız. Yola çıkmadan gideceğiniz yerde bir tandık yüz var mıdır diye araştırırsınız. Neden? Bunu hiç düşündünüz mü? Aynı kentli olmak güçtür. Kuvvettir. Şehirlerde böyledir. Şehirlerin arkasında kimlikler vardır. Yaşatır. Kimlikler vardır sahipsiz kılar. Çıkarlara kullanılan kentler. Çıkarlar için kullanılan kentler ve o kentlerin birde efendileri vardır. Parmaklarını oynatmazlar. Benden sonraki tufan derler. Yerler. İçerler. Keyiflerine bakarlar. Yozlaşmış anlayış sizden gibi gözükür. Sizden değildir. Beni inciten ise bu kentte kimliklerinde KIRŞEHİR yazan köşe taşlarının ilgisizliği. Bizi birbirimize sahiplenme yerine ötelemeyi, itelemeyi ve dışlamayı şiar edinmişiz. Yanlışın başladığı nokta burada başlarken. Birileri mütemadiyen çalar. Diğerleri seyreder. Ağızlarını açtıklarında en dürüst onlardır. Oysa ekmeğini yediği kentine hizmet üretmeyenlerin kimliğinde ne yazarsa yazsın. Sadece EFENDİLİK etmesinler yeter.

Kırşehir göç veriyor. Gelenler kayıpları karşılamasa da vasıfsız insan göçü bu kenti dolduruyor. Gelenler kentsel ve bölgesel koloniler mahalleler oluşturuyor. Vizyonsuz çarpık bir oluşum kültür yozlaşmasını. Etkileşmesini de beraberinde taşıyor. Yozlaşma bu noktada başlıyor. Bu erozyonun tek nedeni var. İŞSİZLİK. İş kapılarının kapalı olması. Bu kapıları bu kente, bu kentliye kapatanları GÖÇLER ne kadar ilgilendiriyor?  Bu kentin göç verme olayı hiç kimseyi tedirgin etmiyor. Vali tedirgin değil. Milletvekillerinin umurunda değil. Belediye Başkanı çokta önemsemiyor. Rektörün hiç umurunda değil. Kırşehir'in genel nüfusu Kayseri merkez nüfusunun 1/5 kadar. Düşünüyor musunuz ki, geriye ne kalıyor? Bir kenti kent yapmanın yolu yordamı vardır. Katkı yapmayanlar. Katkı sağlamayanlar söz birliği etmiş gibi bu kentte toplanmış. Sesimizi duyan yok. ERİYORUZ. TÜKENİYORUZ.  Bu şehrin bir zamanlar (6) milletvekili vardı. Bugünde (6) milletvekilimiz olsaydı. Bu sayıyla mutlak birde bakanımız olurdu.

Kentten kazananların kente hiçbir şey vermediğini gör-mek inanın çok acı veriyor. Bu kentte üç büyük kurum ve kuruluş var. Diğerleri küçük ölçekli. Büyüklerden birisi lastik, diğeri Şeker Fabrikası. Bir diğeri ise üniversite. Her iki fabri-ka özelleşti. Oysa bu kenttin insanları bu fabrikalar gelsin diye öpmedik el bırakmadı. Yapıldı. Hayata geçti. Kötü mü oldu? Üniversite için de aynısı oldu. Yollara döküldük. İste-dik. Siyasiler söz verdiler. 700 yıllık hasret bitti bu kentin bir üniversitesi oldu. Elbette birçok sorun olacak. Olumsuzluk-lar üniversite yönetimine yılgınlık getirmeye başlamışsa o koltukta oturmayacaksınız. Her şeyin bir süreç içinde çözüleceğini bilmiyorsanız o koltukları işgal etmenin mantığı yoktur. Mutlak yapan bulunur ve gereğini yapar.

Bir yıl bomboş tükendi. Geriye üç yıl kaldı. Benim sorguladığım. Kavga ettiğim. Mahkeme koridorlarına taşındığım Salman, Bağbaşı yerleşkesini 1,5 yıl içinde tamamlattırdı. Ardında şaibeler bıraktı. Şu oldu. Bu oldu. Bu kent bu süre içinde üniversitesine ait yerleşkesine kavuştu. Müteahhitleri bu kentin insanlarıydı. Malzemelerinin tamamını, çivisine kadar bu şehrin esnafından aldılar. Bulunmayanları Kırşehir esnafına temin ettirip paraları bu kentte bıraktılar. Şimdiki yönetim. Ziraat ve Mühendislik Fakültesi için önce bir ihale yapıyor. İnsanları çevre illerden topluyor. Akıllarına ya çalarsalar. Ya zamanında teslim etmezlerse. Ya da bir eksiğimiz çıkarsa diyerek, birde bu işi TOKİ'ye versek diyorlar. TOKİ'ye ihale yok. TOKİ müteahhitleri nereli? Bu kente ne kadar faydası olacak? Biz onları bu kentten zengin edip gönderirken bu kent göç vermeye devam edecek. Bu kenti. Kentliyi veya çalışan daire başkanlarını bugünden potansiyel suçlu görmek ve ilan etmek ne kadar doğru? TOKİ'nin süresini aşmış iki ihalesi var. Bu müteahhitlerden alacağı olan onlarca esnaf var. Güzel Sanatlar Lisesi bitmedi. AEÜ yurt inşası bitmedi. Bu üniversiteye kayıt yaptırıp geri sildiren ve bu şehirden ayrılan öğrenci sayısının 2 bin 850 olduğu söyleniyor. Bu rakam sizleri hiç mi incitmiyor? Esasta bu bir REZALET. Tabii ki anlayana. Anlayana UTANÇ.

Ben bu kentte yaşıyorum. Olumsuzluklara tepki göstermezsem kendi anlayışımla hesaplaşmam gerekir. Olumsuzlukları bir düşünür olarak yaygınlaştırmaktan da asla haz duymuyorum. Gelişen olaylar beni bu durumun içine itiyor. Bu işi birilerinin yapması. Birilerinin sahiplenmesi gerekliliğini düşünüyorum. Ama yok. Neden ve niçinleri sıraladığınızda altından ÇIKAR çıkıyor. Adam sendecilik. Uyuşukluk hatta hırsızlık. Talan. Rüşvet ve Neme lazımcılık. Bu ülkede yargıya yönettiğiniz birimlere güvenmiyorsanız. Lojmandan çıkacaksınız. Audi’ye de binmeyeceksiniz. Hele ki bu memleketin üç kuruşunu dışarıya taşıtma senaryolarına BAŞIMIZ AĞRIMASIN lafını getirirseniz bu ağrıyla ben değil bu kentin içinde herkesimden herkes sizinle cebelleşecektir. Lütfen bu kente hizmet üretip kenti zenginleştirmenin yollarını yakalayın. Bu iş kendi içine kapanmış ÖĞRENCİ KASABASI yaratmakla olmaz. Toplumla barışık olmayı. Toplumun nabzını tutmayı öğrenin. Bu halk, bu kente üniversite isterken beylere sırça makamlar yaratmak için istememiştir. Bu kadarını dahi anlayamıyorsanız üniversitenin üreteceği atığa bu kentin ihtiyacı yok. Biz bu kentin esnafının kandiline yağ damlasın istiyoruz. Kırşehirli olmak bunu gerektirir. TOKİ sevdasından vazgeçin. İçinizde TOKİ sevdası vardı da neden ihale yaptınız onca insanı buralara sürüklediniz?

Yarın bu üniversitede ters yüz edilen ihaleyi. Potansiyel suçlu ilan edilen müteahhitleri ve daire başkan vekillerini. Hatta kent üniversitesini riske etmem diyenleri. Devlet Hastanesi’nden bu milletin tedavi parasıyla biriken döner sermayeden pay alanları öğreneceksiniz. Bu kente geçmiş döneme ait olumsuzlukları açıklama yapacağını söyleyen.  Kırşehirli olsun diye yırtındığımız. Mücadele ettiğimiz bir yönetimin Kırşehir esnafına sırtını dönmesini okuyacaksınız. Bizim yatan aslana değil gezen tilkiye ihtiyacımız var.

Göreceksiniz ki, Kırşehirliyi arkasından vuranlar var. Göreceksiniz ki, bir faydası yokmuş. Hiçbir şekilde mukayese etmek istemiyorum ama ABBAS bu kente çok para kazandırdı. Şimdi aşağıdaki sıralamayı okuyun. Ben öküz altında buzağı aramıyorum. Öküzün altına buzağıyı sizler soktunuz.

En son yaptığınız ihale ne aşamada? Ziraat Fakültesi’nin ihalesi son derece şeffaf bir şekilde oldu. Basına açık bir şekilde yapıldı. Neyinizden korkuyorsunuz da sonuçları açıklamıyorsunuz? İhaleyi yapan komisyon başkanına mı güvenmiyorsunuz? Güvenmiyorsanız neden onu başkan yaptınız? Veya ihaleyi istediğiniz firma alamadı diye mi iptal edeceksiniz? Bunlar hep soru işareti...

Size ihaleyi böyle yapın, şöyle yapın diyen akıl hocalarınız mı var? Biz size ihaleyi kendiniz yaparsanız ihaleyi kazanacak firmalara 'alacağınız malları Kırşehir esnafından alın' diyebilirsiniz. Bu konuda kent gelişimine fayda sağlarsınız düşüncem dün böyleydi. Bugün de aynı.
Yarın ve diğer günler. Ben gemileri yakmaya hazırım. Siz de hazırsanız hodri meydan.

7810 defa okundu...
 Yorumlar Tüm yorumlar (1)
İlgili başlıklar
 KIRŞEHİRHABER YAZARLARI Tüm yazarlar   Dr. İ.Hakkı Yıldırım
Ahmet Dulkadiroğlu
Alparslan Demirbaş
Zafer Çam
Said Sargın
Tahsin Sağlam
Mahmut Sami Doğancı

Yine INCOTERMS Yeni INCOTERMS

17.05.2012

Bankalar, müşterilerini soyarken...

15.05.2012

Çekiliyoruz!

12.05.2012

Eleştiride ölçü...

07.05.2012

Yunus Emre'ye...

13.04.2012

Erdoğan, Urumçi ve beklenmedik hareketler bunlar

09.04.2012

Yeşilçam neslinden Fatihler nesline

02.04.2012
Deneme
Deneme
Kırşehir'de 1 ayda 3 mağazasını açarak alışveriş mağazalarına yenilerini ekleyen Aslan Kardeşler, 40 EKSPRES mağazalarının 3.nü Saraycık Mahallesi Dinakbağı-Ortaköy yolu üzerine açtı.Kırşehir'in Mucur İlçesinde, belediye tarafından 2012 yılı sonuna kadar önemli projelerin altına imza atılacak.AK Parti Kırşehir Milletvekilleri Abdullah Çalışkan ve Muzaffer Aslan, yayımladıkları mesajda ‘Engelliler Haftası’nı kutlayarak, engelsiz bir hayat dilediler. Kırşehir'de başlatılan 'Koşabiliyorken Koş' kampanyasına ilgi her geçen gün artarken, yüzlerce vatandaş, Ahi Stadyumuna akın ediyor. Kırşehir Organize Sanayi Bölgesinde, şehrin yetkililerin sürekli bürokrasi oyunu oynamaları nedeniyle sahipsizlik deyim yerindeyse diz boyu...Kırşehir Ülkü Ocakları İl Yönetimi “Engeliler Haftası” dolayısıyla Şirin Kırşehir Bedensel Engelliler Derneği’ne nezaket ziyaretinde bulundu.Kırşehir’de bir hayvan besicisi, çobanı tarafından av tüfeğiyle vurularak öldürüldü. Cinayet zanlısı çoban, öldürdüğü işverenin arabasını da alıp kayıplara karıştı.Türkiye’deki tüm camiler bundan böyle en az 12 saat boyunca açık kalacak. AK Parti Kırşehir Milletvekilleri Abdullah Çalışkan ve Muzaffer Aslan, yaptıkları yazılı açıklamayla tüm hemşirelerin “12-18 Mayıs Hemşireler Haftasını” kutladılar.SGK haftasının ikinci gününde SGK İl Müdürü Mehmet Ali Fırat ve SGK personeli, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanı Birlik Başkanı Bahamettin Öztürk’ü makamında ziyaret etti. Bank Asya 1. Lig'de mücadele etmeye başlayan ve tek sezonda Süper Lig'e çıkmayı başaran Akhisarspor, önümüzdeki sezon, tarihinde ilk kez Süper Lig'de mücadele verecek. Kırşehir Organize Sanayi Bölgesinde, şehrin yetkililerin sürekli bürokrasi oyunu oynamaları nedeniyle sahipsizlik deyim yerindeyse diz boyu...Kırşehir'in Mucur İlçesinde, belediye tarafından 2012 yılı sonuna kadar önemli projelerin altına imza atılacak.Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu ile kulüplerin anlaşarak 2012-2013 sezonunda Bölgesel Amatör Lig ile 3.liglerin statüsünü değiştirmek için atağa geçtiği öğrenildi.Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde yeni kurulan Eğitim, Kültür ve Araştırma Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcılığına hemşerimiz Hakan Dulkadiroğlu atandı. Kırşehir'de öğle saatlerinde başlayan sağanak yağış, şehir içi yollarda sel oluşmasına neden oldu. Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde MÖ 2. yüzyıla ait olduğu sanılan Roma dönemine ait kayıp şehir bulundu. Sportif faaliyetlerle Kırşehir’e gelen binlerce sporcular, antrenörler, idareciler bacasız fabrika gibi şehrin ekonomisinde adeta bacasız fabrika görevi yapıyor. Kırşehirspor da kayyum yönetimi görevini bırakıyor. Kırşehir'in tarihi ve kültürel zenginliklerinden biri olan ve Kırşehir Belediyesi'ne tahsis edilen Ağalar Konağı Kültür Evi'nin temeli atıldı.

Facebook


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz
© 2008-2012 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Eposta: bilgi@kirsehirhaber24.com
REKLAM VER | BİZE ULAŞIN | KÜNYE | KULLANIM ŞARTLARI