22 Mayıs 2012 Salı 19:57 Haber Arşivi | Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Sitene Ekle | Künye
   
Anasayfa
Güncel
Politika
Eğitim
Ekonomi
KırşehirSpor
Kültür
Sağlık
Yaşam
Boztepe
Mucur
Akçakent
Kaman
Çiçekdağı
Akpınar
Karakter Boyutu   
A A A A
Mahmut Sami Doğancı
68 kuşağından dindar nesil kuşağına...
22.02.2012

6. Filo askerlerinin Türkiye’deki keyfi davranışları, o askerlerin ABD askerleri olması, o ABD’nin Vietnam’da hayvanlığı bile utandıracak katliamları  ve o ABD’nin Ortadoğu’da fitne çiftçiliği, dünyada "ali kjıran baş kesen" jandarmalığı yapması atmosferinde cereyan eden 6. Filo olayları, 1960’lı yıllara damgasını vuran, 1968 ruhuyla bir kuşak oluşturan, ABD’ye ait 6. Filo’yu protesto etmenin şahsında Amerikan emperyalizmine bir tepki, bir eylem, bir isyan…
 
O gün o isyanı yapan Komünist gençlik zahiren zulme baş kaldırıyorlardı, dışarıdan bakıldığında haklılardı.
 
Ama bir gerçeği çıplak gözle değil, içi ve dışıyla, öncesi ve sonrasıyla, gölgesi ve görünmeyeniyle görebiliriz.
 
O dönem Komünist gençlik, “zulme hayır” misyonuyla hareket ediyorlardı. Zulüm gibi zulme karşı refleks de, evrensel kavramdır, bunun dini, etniği, mezhebi, meşrebi yoktur. Peki ABD’nin 6.Filosuna “hayır” diyen gençlik, Sovyet Rusya, soydaşlarımıza, Türk kardeşlerimize, Türk vatanlarına “Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta/ Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi” sözünü haklı çıkaran saldırılarda bulunurken neden susuyorlardı, neden Sovyet Rusya’ya göz yumuyorlardı?
 
“6.Filoya hayır” diyenler eğer gerçekten samimi olsalardı Kafkas ve Orta Asya Türkistan’ını istila ve işgal eden Rusya’ya, Doğu Türkistan’ı işgal ve istila eden Çin’e, Balkanlardaki dindaş ve soydaşlarımızı kıskacında ve kapanında inleten Yugoslavya'ya da hayır derlerdi.
Emperyalizm evrensel kavramdır, anti-emperyalizm de. Amerika’ya karşı anti-emperyalist kahramanlığa soyunanlar Sovyet Rusya’nın, Kızıl Çin’in emperyalizmine üç maymun oynadılar.
 
Elbette hepsi bu fotoğrafın tamamını göremediler. Bazıları temiz duygularla, emperyalizme meydan okuma kahramanlığıyla hareket etmiş olabilirler. Bu cehaletin masumluğu belki. Ama bu büyük fotoğrafı masumlaştırmıyor. O büyük fotoğrafta taşeronluk bile sırıtıyor.
6.Filo tablosunun oyuncuları olan 68 kuşağı “devrim” dedi.
 
Halbuki Mustafa Kemal devrimini yapmıştı ve devir o devrimin devriydi.
 
Peki bu komünist gençliğin derdi neydi? Tabi ki Kemalist devrimden Komünist devrime geçişti. Gerçi iki devrim, yöntemleri farklı olsa da din operasyonunda birleşiyorlardı. Ama yine de iki devrimin felsefesi birbirinden farklıydı. Yoksa Komünist nesil, Beyazit Kulesine kızıl bayrak çekmeye ihtiyaç duymazdı. Şimdi Mustafa Kemal ile Lenin’in, Nazım Hikmet’in, Deniz Gezmiş’in, Che Guevara’nın birlikte yer aldığı fotoğraflar adeta moda. Hayret, Nazım Hikmet’i hapislere atan, komünistleri hapishanelere tıkayan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da söylediği gibi Sabahattin Ali’yi öldüren Mustafa Kemal’in devrimi değil miydi? Bu fotoğraflar aklımızla ve hakikatla dalga geçmektir.
 
68 kuşağıyla zirveye çıkan anti-dindar nesildi. Bugün yaşadığımız cemaat karşıtlığı modası ve furyasına karşı geliştirilen salvolardan biri de “dün komünistler, bugün cemaat” imajıdır. Geçmişteki komünizm tehdidini sanallaştırmaya kalkışmak hakikatı peçelemeye çalışmaktan farksızdır.
 
"Mezara yaklaştığım bu zamanda, İslâm memleketi olan bu vatanda bolşevik baykuşlarının seslerini işitiyoruz. Bu ses, âlem-i İslâmın İmân esaslarını zedeliyor. Halkı, bilhassa gençleri imansız yaparak kendisine bağlıyor. Ben bütün mevcudiyetimle bunlarla mücâdele ederek gençleri ve Müslümanları imana dâvet ediyorum. Bu imansız kitleye karşı mücadele ediyorum. Bu mücahedemle inşaallah Allah huzuruna girmek istiyorum. Bütün faaliyetim budur. Beni bu gayemden alıkoyanlar da, korkarım ki bolşevikler olsun. Bu İmân düşmanlarına karşı mücahede açan dindar kuvvetlerle el ele vermek, benim için mukaddes bir gayedir. Beni serbest bırakınız, el birliğiyle, komünistlikle zehirlenen gençlerin ıslahına ve memleketin imanına, Allah'ın birliğine hizmet edeyim." diyerek o tehdidin fikrine, felsefesine ve doğuracağı yıkımlara dikkatleri çeken Üstad Bediüzzaman, 1936-1949 yıllarında yazılmış “Şualar” adlı eserinde bazılarına şaşırtıcı gelecek biçimde Felak Suresinin 3. Ayetinin ebced hesabı çerçevesinde “Eğer beraber olsa, Milâdi bin dokuz yüz yetmiş bir (1971) olur. O tarihte dehşetli bir şerden haber verir. Yirmi sene sonra, şimdiki tohumların mahsulü ıslah olmazsa, elbette tokatları dehşetli olacak.” demişti.
 
1971’de ve sonrasında o dehşetli şerrin tokatlarını haber veren Bediüzzaman, o tohumlara dikkat çekmiştir ki aslında o tohumlar, anti-İslam eğitim sisteminin tohumlarıydı, anti-dindar gençliğin tablosuydu. İman hakikatlarından mahrum, yaratılış inancından uzak, küfür karanlıklarıyla alude, materyalist sistemin pençesinde, kendi tarihini reddeden anlayışın girdabında bir eğitim, bu nesli doğurmuştu. Ve sonunda yavru, anasına musallat olmuştu.
6.Filo olaylarıyla “o tohumların” fidana durmasına şahitlik ettik. 6. Filoya “hayır” diyene kadar yeni filolar yapmaya kafa yorsaydık… Ülke kalkınması için planlar yapsaydık… Hepimiz vatan proletaryası olsaydık… Proletarya edebiyatı yapmak için üçüncü dünya ülkesi olmaya razı olduk. Bizim vatan kurtaran şabanlarımızın Komünizmin cehennem yüzyılı olan yirminci yüzyıla kör olmalarının zakkum meyvesi olarak, Sovyet, Çin, Yugoslavya, Küba, Kuzey Kore cehennemlerine kör olmalarının sayesinde güzel sloganların gölgesine, ütopya rüyalarının nutuklarına, yalancı cennet ideolojilerinin yalancı baharlarına şahitlik ettik… Ana felsefesi dinsizlik ve din düşmanlığı olan komünizmin ideolojisiyle ayakta kalmaya çalışan PKK ideolojisine bile kör olup sınıfta kalarak… Sınıf mücadelesi diyorlar ya. İşte o mücadele, insanlığı, insanlık sınıfından sıyırıp sınıfta bırakma mücadelesidir…
 
Orhan Veli bu kafayı nasıl aydınlatmış: “Neler yapmadık şu vatan için/ Kimimiz öldük/ Kimimiz nutuk söyledik”
 
Vatan için nutuk söylemek, yalnız nutuk söylemek bu vatanın en büyük düşmanlığı.
Açıktan düşmanı bilirsin, filosu tankı topu hepsi aleyhinizde apaaçık bellidir. Ama en büyük düşman sinsi düşman, gizli düşman. Nutuk söyleyerek uyumayı, uyuklatmayı, uyuşturmayı öğreten düşman.
 
İşte biz 6.Filo eylemleriyle bu düşmana yenildik.
 
Yıl 2012. Bakın, ABD, Türkiye’nin komşusu. Bak işte Irak.
 
6. Filo’ya hayır diyen gençleri düşünürken, konferans salonlarında siyasetçilere yumurta atarak, ayağa kalkıp slogan atarak yaptıklarını, vatan kahramanlığı sanan yaşıtlarımı düşünürken utanç duyuyorum. Yaptıkları eylem ruhuna değil o eylem ruhunu vatan çalışması için yeterli gören zihniyete acıyorum. Ülkemi tutsaklaştıran, gençleri cezbesine kaptıran o anlayışa kızıyor, ülkeme ve gençliğe üzülüyorum.
 
En büyük eylem, en büyük protesto, en büyük isyan çalışmaktır, çalışmaktır, çalışmaktır.
Almanya, iki dünya harbiyle yerle bir oldu. Ama bugün hala dünyanın süper güçlerinden. Çünkü Almanya, bırakın düşman protestolarını kendi yaşadıklarına tam olarak ağıt bile yakmadı. En büyük protesto olan çalışmayı ve kalkınmayı tercih etti. Tıpkı Japonya gibi. Biz sadece eleştirmeyi tercih ederek, düşmanlarımızı sadece eleştirerek kahramanlık yapacağımızı sanarak bir kez daha yenildik. Hazreti Mevlana ne güzel buyurmuş: “Karanlığa küfretmeyi bırak/ Kalk, bir mum da sen yak.”
 
Geceler uzamıştı. 68 Kuşağı ruhu ülkeyi şu günlere kadar getirdi. Cuntalarda, yargılarda, üniversitelerde, eğitimde, bürokraside iktidar olan, muktedir olan 68 kuşağını artık Türkiye, derin millet ruhuyla ruhundan söküp atıyor. Artk 68 ruhu ve kadroları iflas etti, o anlayış, o mantalite artık yürümüyor. Tam bu noktada, "bu boşluğu kim dolduracak" kavşağında, Türkiye’nin hangi kuşağı giyeceği gündeme geldiğinde Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın “dindar nesiller yetiştireceğiz” sözü “surda açılan gediğe” tam oturuyor. “Sabırla olgunlaşan meyveler” anti-dindar, anti-İslam nesli olan 68 kuşağının yerini dolduruyor.
 
Aslında dindar nesiller hep vardı. Yok edilmeye, gündemden silinmeye çalışılmasına rağmen, köküne kibrit suyu dökülmesine rağmen vardı. Bugün eğer sistem o kadar kirliliğine rağmen işlediyse, çarklar o kire pasa rağmen çalıştıysa bunda, bu milletin kendi emeğiyle ve çilesiyle doğurduğu dindar nesillerin hakkı ve hatırı var. “Asım’ın nesli”nin "nesilmiş gerçek" ruhuyla yaşaması ve bin bir çileyle yaşatılması vardır.
 
Başbakan Erdoğan, bu emek ve çileyi kurumsallaştırmak, sürekli hale getirmek istiyor. Türkiye’nin kalıcı kalkınması, ancak manevi kalkınmayla mümkün olur. 2023 vizyonu çerçevesinde dünya süper liginde oynamak, küresel sahada at koşturmak isteyen Türkiye, sosyal buhranlarını ancak bu şekilde yener, zirveye “dindar gençlik” dopingiyle ilerler.
 
Eğitimimizi ve Türkiye’yi teknolojide zirveye oynatan FATİH projesini manevi Fatihler projesiyle pekiştirmek, perçinlemek ve taçlandırmak gerekiyor. Türkiye’yi kendi öz ruhu, tarihi kodları, ruh DNA’sıyla bütünleştirmek ve sonunda şahlandırmak için “dindar nesiller yetiştirecek” olan Fatihler Projesi devreye koyuluyor. Maddi sahada FATİH projesiyle çığır açılırken  "dindar nesil yetiştirme" ufuklu FATİHLER projesiyle de yeni bir çağ açılıyor. “Yarın elbet bizim elbet bizimdir/ Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir.”

2575 defa okundu...
 Yorumlar Tüm yorumlar (4)
mucurx    hariçten gazel okuma    02 Mart 2012 Cuma 06:53
Bu ülkenin gerçek tarihini görmezden gelip ,kendisi uyduruk tarih yeniden yazmaya kalkanlar hep bertaraf olmuşlardır.Atatürk devrimlerinin verdiği özgürlüğün farkında olmayıp cemaatlere sığınan vatandaşlar,kendiniz küçüldüğünüz gibi milletide şimdilik peşinizden götürüyorsunuz.Son olarak bir Atatürk devrimcisi olarak 'Dindar gençliğe evet,cemaatçi yani biatçı gençliğe hayır diyorum'vesselam..
ugur    Bu yorumu Mutlaka Okuyun...    24 Şubat 2012 Cuma 21:25
Bazı noktalar analiz edilmiş.. Mustafa Kemal ile komünist devrimi bir tutulmuş.. diğer taraftan Bediuzzaman'dan örnekler verilmiş..Her hafta olduğu gibi bu haftada Başbakanın vurguladığı noktalar "dindar gençlik" burada desteklenmiş.. Protestocu gençlere, akranlarına yazar üzgünmüş.. çünkü o gençlik bu ülke için çalışmıyormuş..peki sen napıyorsun. başbakanı küçük taklitlerle çalışdığını mı düşünüyorsun.. Bugünün FAtih projesini zirve olarak tanımlyorsun fakat geçmişini karalıyorsun.. Atatürk devrimini komunistler ile bir tutuyorsun.. bu mudur milliyetçi olmak, dindar olmak, çalışkan olmak??
böyle küçük taklitlerde ERDOĞAN olunmaz.....
Yazara ait diğer yazılar
Bulamadım Sizden Güzelini    -    23.05.2009
Hüseyin Obama Hülyası    -    02.06.2009
Gül Pembe    -    20.06.2009
Yaz Aşkları    -    29.06.2009
Ak Parti İl Kongresine Bir One Minut    -    14.07.2009
Kürt sorunu Türk'ün sorunu    -    07.08.2009
Seni sevmiyorum!    -    24.08.2009
Başörtülü üniversiteliler ve akılörtülüler    -    06.09.2009
Yargı yargı dedikleri!    -    15.10.2009
Yalnızlar Cenneti: Camii    -    08.11.2009
Hatırla sevgili! Bir Kasım akşamıydı    -    10.11.2009
Kırşehir niye susuyor!    -    03.12.2009
DTPnin kapatılışı: oh olsun mu?    -    16.12.2009
O bir yıldızdı!    -    29.12.2009
İlhan Selçukun gözünden öptükleri!    -    13.01.2010
Latife ile Fahriye arasında    -    23.01.2010
İnsanlık aşkına ne olur    -    09.02.2010
Ordumu yıpratma!    -    16.02.2010
Merkez-Çevre değil, İman-Küfür kavgası    -    11.11.2011
Derin Dünya    -    25.03.2010
İnsaniyet penceresinden Deniz Baykal!    -    10.05.2010
Kız sen İstanbulun hangi şairiylesin?    -    02.08.2010
Eskimez Ramazanlar (!) ve bir şiir    -    05.09.2010
Orda bir Tunus var gönül ufkumuzda    -    18.01.2011
Küresel ruhlu diplomasi ufkumuz...    -    15.02.2011
Hocayı sevmek anlamaktan geçer    -    05.03.2011
Firak ağlar Visal ağlar siz olmazsanız efendim    -    29.03.2011
Milletvekili olur musun?    -    13.03.2011
Süper ötesi güç: TÜRKİYE    -    26.07.2011
Fethullah Gülen savunabilir mi?    -    14.06.2011
Velhasıl Aşktır vesselam...    -    26.09.2011
Kesrette İleri: Selim İleri    -    02.11.2011
Dersim'den ders alabilmek    -    21.11.2011
Hürrem Sultan'ın hikayesi...    -    29.12.2011
Bizim demokrasi    -    16.02.2012
68 kuşağından dindar nesil kuşağına...    -    22.02.2012
Gamze gamze diş gülüver şimdi    -    09.03.2012
Yeşilçam neslinden Fatihler nesline    -    02.04.2012
 KIRŞEHİRHABER YAZARLARI Tüm yazarlar   Ahmet Dulkadiroğlu
Zafer Çam
Dr. İ.Hakkı Yıldırım
Alparslan Demirbaş
Said Sargın
Tahsin Sağlam

Mutluluk...

21.05.2012

Müslüman eğri olur mu?

21.05.2012

Yine INCOTERMS Yeni INCOTERMS

17.05.2012

Çekiliyoruz!

12.05.2012

Yunus Emre'ye...

13.04.2012

Erdoğan, Urumçi ve beklenmedik hareketler bunlar

09.04.2012
Deneme
Deneme
Kırşehir'de doğan ve kısa sürede Ulusal marka olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Büyük Pastırmacı alışveriş mağazaları, Kaman halkına da kaliteli hizmet ve kaliteli ürünü en uygun fiyata sunacak. Kırşehir'de kurulduğu günden bugüne kısa sürede adından söz ettirmeyi başaran ve öğrencilerin ilgi odağı haline gelen...Kırşehir Organize Sanayi Bölgesinde, şehrin yetkililerin sürekli bürokrasi oyunu oynamaları nedeniyle sahipsizlik deyim yerindeyse diz boyu...AK Parti Kırşehir İl Başkanlığı, yarın (19 Mayıs) İl Danışma Meclisi Toplantısı yapacak. Toplantının, saat 13.30'da Kırşehir Kültür Müdürlüğü Konferans Salonu’nda yapılacağı belirtildi.Kırşehir Ülkü Ocakları İl Yönetimi “Engeliler Haftası” dolayısıyla Şirin Kırşehir Bedensel Engelliler Derneği’ne nezaket ziyaretinde bulundu.Kırşehir Ticaret Borsası, Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası ve Mucur Ticaret Odası'nın ortaklaşa düzenlediği organizasyonla, başkan ve yönetim kurulu üyeleri TOBB'un 60. yaşı ve 67. genel kuruluna...Türkiye’deki tüm camiler bundan böyle en az 12 saat boyunca açık kalacak. Kırşehir Belediyesi tarafından ihalesi yapılan Dinekbağı-Güneykent Yolu'nun yapımına başlanıyor.AK Parti Kırşehir Milletvekilleri Abdullah Çalışkan ve Muzaffer Aslan, yaptıkları yazılı açıklamayla tüm hemşirelerin “12-18 Mayıs Hemşireler Haftasını” kutladılar.Kırşehir'de kutlanan 19 Mayıs etkinliklerinde yer alan Bisiklet ve Doğa Sporlar Kulübü, kortejdeki yerini aldı ve sağlıklı bir yaşam için bisiklet sürün mesajı verdi. Bank Asya 1. Lig'de mücadele etmeye başlayan ve tek sezonda Süper Lig'e çıkmayı başaran Akhisarspor, önümüzdeki sezon, tarihinde ilk kez Süper Lig'de mücadele verecek. Kırşehir Organize Sanayi Bölgesinde, şehrin yetkililerin sürekli bürokrasi oyunu oynamaları nedeniyle sahipsizlik deyim yerindeyse diz boyu...Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde yeni kurulan Eğitim, Kültür ve Araştırma Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcılığına hemşerimiz Hakan Dulkadiroğlu atandı. Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde MÖ 2. yüzyıla ait olduğu sanılan Roma dönemine ait kayıp şehir bulundu. Sportif faaliyetlerle Kırşehir’e gelen binlerce sporcular, antrenörler, idareciler bacasız fabrika gibi şehrin ekonomisinde adeta bacasız fabrika görevi yapıyor. Kırşehir'in tarihi ve kültürel zenginliklerinden biri olan ve Kırşehir Belediyesi'ne tahsis edilen Ağalar Konağı Kültür Evi'nin temeli atıldı.Kırşehirspor kamuoyunda şehrimizin sevilen, sayılan ve dürüstlükleri ile ismi ön plana çıkan Kent Konseyi Başkanı...Kırşehir'in bazı mahallelerinde küçük ve büyükbaş hayvan besiciliği yapılması, mahalle sakinlerini çileden çıkarıyor.Ak Parti Kırşehir Milletvekilleri Abdullah Çalışkan ve Muzaffer Aslan, Kırşehir Haber24'ü ziyaret ederek hükümet yatırımlarına ilişkin bilgiler verdi. Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Müfit Göçen, amatör spora desteklerinden dolayı EN11 ödülü aldı.

Facebook


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz
© 2008-2012 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Eposta: bilgi@kirsehirhaber24.com
REKLAM VER | BİZE ULAŞIN | KÜNYE | KULLANIM ŞARTLARI